Okumadan ve dinlemeden eleştirmenlik yapmak!-Murat Bardakçı

http://im.haberturk.com/yazarlar/1002.jpg?15738

SENELERDEN buyana yazdım ve söyledim; "TRT elindeki muazzam ses arşivini CD hâline getirip yayınlamalı, meraklılarına satmalı" dedim.
BBC, Kahire Radyosu yahut Hind yayın kuruluşları gibi geçmişi çok eskilere dayanan ve yüksek sayıda dinleyiciye sahip olan radyolar hep böyle yapmışlardır. Meselâ, Klasik Arap Müziği'nin en seçkin arşivi olan "SonoCairo" serisi, Kahire Radyosu'nun diskoteğinden seçilip önce kaset, sonra da CD olarak yayınlanmış eserlerden meydana gelir.
TRT de, dünyanın diğer köklü yayın kuruluşları ile rahatça rekabet edebilecek zenginlikte ve tâaâ 1930'lara kadar uzanan bir ses kaydı arşivine sahiptir...
Bu arşivin musiki meraklılarının istifadesine açılması konusu yıllar önce gündeme gelmiş ama kurumun o zamanki hukuk müşavirleri telif hakkı meselesinin problem yaratabileceğini öne sürerek projeye karşı çıkmışlardı. Gerekçe, tek bir şarkının yayınlanması hâlinde bile soliste, bestekâra ve söz yazarının yanısıra icraya katılan saz sanatçılarına da telif hakkı ödenmesi gereği ve şayet bu kişiler hayatta değiller ise vârislerinin telif talebinde bulunmaları ihtimali idi. Sanat eserlerinin telife tâbi olduğunu o senelerde bir türlü kabul etmek istemeyen TRT'nin hukukçuları bu konu ile uğraşmak istemedikleri için proje bir türlü hayata geçirilememişti.

GEÇ OLSA DA BAŞLANDI!
TRT, vaktiyle yapamadığı bu işi İbrahim Şahin'in genel müdürlüğe gelmesinden sonra, yani birkaç seneden buyana artık yerine getiriyor... Türk Müziği'nin bir zamanların zirvesi olan icracılarının kayıtları CD olarak peşpeşe yayınlanıyor ve meraklılar yıllardır hasretini çektikleri eski güzel icraları şimdi tekrar dinleyebiliyorlar.
Ama, CD'lerde yeralan eserlerin seçimi meselesinde benim itirazım var: Kitapçıklarda yazılana bakılırsa seçim işi için tek bir kişi görevlendirilmiş, bu zât eserleri kendi zevkine göre derlemiş, yani ağırlığı piyasavârî kayıtlara vermiş ve CD'ler bu minvâl üzre yayınlanmışlar! Görevi özel radyo ve TV kanalları ile yarışmak yerine klasik sanatın seviyesini korumak olan TRT'nin çıkarttığı CD'lerde baştaki bir-iki klasik eserden sonra "Fesleğen ektim gül bitti", "Yanıyor mu yeşil köşkün lâmbası" yahut "Karanfil oylum oylum" gibisinden "sonluklar", yani şimdi bile hemen her yerde dinlenebilecek parçalar ekseriyette! Yani, seçimi yapanlarda eskilerin "zevk-i musiki" dedikleri hissin pek vârolmadığının örnekleri...
Çok büyük musiki üstadlığının yanısıra Türk radyoculuğunun da öncülerinden olan Mesud Cemil'in bazı kayıtlarının TRT tarafından CD haline getirildiğini geçen gün Doğan Hızlan'ın
bu CD'yi yere-göğe koyamadığı yazısından öğrendim ve gidip hemen aldım...

ÖYLE BİR AYIP Kİ...
Mesud Cemil'in kim olduğunu yahut Türk Musikisi'ne neler verdiğini yazacak değilim, bilenler zaten bilirler ama "Bilmeyenler ve merak edenler bu CD'yi dinlesinler" diyemeyeceğim, zira öyle bir hatâ yapmışlar ki!
CD'de yeralan, Mesud Cemil tarafından icra edildiği ileri sürülen ve Sûzidilârâ makamındaki çok nadir tanbur taksimlerinden biri olan "3" numaralı kayıt Mesud Bey'in değil, rahmetli Ercümend Batanay'ındır!
Mesud Bey ile Ercümend Bey'in 1950'lerin sonunda beraberce yaptıkları bir "lâvta-tanbur" icrasının üçüncü parçasıdır. Mesud Bey'in babası Tanburî Cemil Bey'in Mahur Peşrevi ile yine Cemil Bey'in Sûzidilârâ Semaisi'nin arasında Batanay tarafından yapılmıştır. Mesud Cemil tamamı yarım saate yakın olan bu nefis ve tarihî kayıtta lâvtası, Ercümend Batanay da tanburu ile yeralırlar!
Mesud Cemil ile Ercümend Batanay'ın icra tavırları hakkında bilgiye sahip bulunmadan Sûzidilârâ taksimin Mesud Bey'e ait olduğunu iddiaya kalkacak olanlar varsa buyursunlar, rahmetli Ercümend Bey'in bana bundan seneler önce anlattığı hatıralarından bu kayıt ile ilgili bölümün görüntülü kaydını dinleteyim!
TRT'nin radyoculuğumuzun öncülerinden olan Mesud Cemil gibi büyük bir musikici konusunda böyle bir hata yapması ayıp ama bir yazarın elindeki CD'yi hiç dinlemeden o CD'yi yere-göğe koyamayan yazılar yazması daha büyük ayıptır!

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !